Türkiye Metafizik Merkezi
ANASAYFA SİTEDE ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE SORU SORUN? İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SOSYAL PAYLAŞIM

TAVSİYE...

İranTehlikesi.com

Ak Sakallılar şeklinde anılan Manevi Yapı Hakkında

Ak Sakallılar şeklinde anılan Manevi Yapı Hakkında

Tarih 10 Kasım 2017, 13:55 Editör

Bazı dizi ve kitaplara konu olan, saçma sapan bilgiler ile bulandırılan bir konu...

Son zamanlarda bazı dizi, film ve kitaplarda karşınıza çıkar; İhtiyarlar, Heyet, Teşkilat, Ak Saçlılar, Ak Sakallılar, Rical vb.  gibi değişik isimlerde, gizli bir yapılanma olarak, din ve vatan bütünlüğü için hizmet eden bir yapı..

Kimi ahmaklar da sayılar vererek bu manevi yapı hakkında gizli örgüt gibi deli saçması isimler takarak, ırkçı bakışlar ve komplo teorileri saçmalıkları ile milletin aklını bulandırmaktadır..  

Evet kim onlar? Gerçekten var mı? 

Şuradan başlayalım, kesinlikle böyle bir (manevi) yapı vardır. Lakin, bu yapının karar mekanizması dizi ve filmlerde olduğu gibi, yüzdesel olarak "yüzde yüz" görünür bir yapı değildir. Peygamber Efendimiz sav ve öncesinde aslında böyle yapılar var. Kur'an da ve hadislerde bunlara işaretler vardır.  Her peygambere ayrı şeriat geldiğinden, her peygamberde bazı farklılıklar gösterse de genel olarak aynıdır.

Görünmeyen manevi dünya düzenini oluşturan iki düzen vardır, bunlar her ne kadar birçok alt dalları olsa da genel anlamda Rahmani ve şeytani düzen olarak ayrılırlar.

Rahmani Düzen: İnsan, melek, cin vb. gibi varlıklardan oluşan toplulukların, Allahu Tealanın emir ve yasaklarını idame edip/ ettirilmesi için, O'nun rızasına uygun hareket edenlerdir.

Bunlar içerisinde de dünyada yaşayan bir beşer olarak bizim muhatabımız insan kategorisidir. Her insan Allahu Tealanın emir ve yasaklarına uymadığı içinde, uyanların içerisinde takva üstünlüklerine ve birçok hikmete binaen seçilmiş insanlar vardır. Evliya, erenler, kutup, gavs, kırklar, üçler vb. gibi isimler ile anılsalarda gerçek düzenin içeriğini Allahu Teala ve bildirdikleri bilir. 

Kuran'da hadislerde kutup, gavs, tarikat vb. geçmiyor diyerek kelimelere takılan türedi tipler, bize ayet ve hadislerde fıkıh, akaid, cami, minare vb. gibi kelimeleri gösteremeyecek kadar acizlik içinde münkirlik yaparak İngilizlerin ekmeğine yağ sürdüklerini ne zaman anlayacaklar?

Şeytani Düzen: İnsan ve cinlerin "asilerinden","farkında olmadan nefsine yenik düşüp hizmet edenlerden" oluşan şeytani yapı ise Allahu Tealanın günah kıldıklarının yapılması ve insanlar arasında her türlü fitne ve fesadın yayılması için hizmet ederler. Şeytani düzenin dünyaya ahtapot gibi yayılmış, bugünkü ana temsilcisi ve uygulayıcısı Siyonizm denen belanın olduğunu söyleyebiliriz.

Sonuçta her iki düzende dünya imtihan sahası alanına girmektedir. Bu düzenlerin varlığı sesin varlığı gibidir, ses vardır, lakin göremezsiniz.. Sesin hayatın ana yaşam unsurlarından biri olduğu gibi, manevi düzende dünya hayatının gayb aleminde ki ana taşıyıcılarındandır.

İmtihan dünyasına binaen zahiri dünya aleminde üstünlük durumları bazen değişse de, manevi alemde "Hakkın batıldan üstün olduğu" hakikatinde Rahmani düzen şeytani düzenden her zaman üstündür.

Birçok ayet ve hadisin içinde şimdi okuyacağımız ayetlerde Rahmani ve şeytani düzenin tespitleri mümkündür.

"Süleyman, "Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?" ﴾38﴿ Cinlerden bir ifrit,"Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim" dedi. ﴾39﴿ Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi: "Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir." (Neml 37-39)

Bir insan olan ve kitaptan ilmi(ledün ilmi veya bilemediğimiz bir ilim) olan Süleyman as'ın veziri Emir Asaf keramet göstererek tahtı bir anda getiriyor, rahmani düzeni temsil eden Emir Asaf'ın yanında şeytani düzeni temsil eden ifritin bir nevi yenilmesi ve Süleyman as.'ın cinlere,  ifritlere hükmetmesi de, Hakk'ın batıldan üstün olduğunun yine bir delilidir. 

Bir peygamber olan Süleyman as'ın ümmetinden biri olan Emir Asaf'ın dahi ayetle sabit keramet gösterip bu fiili yapması gibi deliller dururken, alemlerin efendisi Peygamberimiz Aleyhisselamın ümmetin den böyle kimselerin olmayacağını iddia etmek kuru cahillikten başka birşey değildir. 

"Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, "Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım." demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisin geriye dönüp, "Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler) görüyorum. Ben Allah'tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır" demişti." (Enfal 48)

Bu ayette ise, müşriklere insan kılığında görünen şeytan, müşriklerin yanında onları şevke getirmek için Bedir savaşına katılmış, meleklerden gelen orduları görünce kaçması, Rahmani ve şeytani düzenin ip uçlarını yine bizlere vermektedir.. 

"Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir." (Fetih 7)

Ku'an-ı Kerim'de geçen Musa as ve Hızır kıssası aslında en can alıcı tespitlerin yapılabileceği ayetlerdir. Ayrıca Hızır as. bu manevi yapının merkezi yapı taşlarından biri desek yanılmış olmayız.. Yeri gelmişken şunu da söyleyelim; Bu manevi yapı ve Hızır as. hakkında da hakiki tasavvuf ehli olmayanların eserlerinin yüzde doksanı itibar edilecek bilgiler değildir. Dediğimiz gibi hak tasavvufi yollar bu yapının şubeleri gibilerdir, kimin ne görevi olduğunu ancak ve ancak ehli bilir, onlarda kimseye söylemez, ancak belki bazen hikmeti ilahi birşeyler açıklanabilir..

Hadis alimlerince sahih kabul edilen hadis: “Ebdaller kırk kişi olup Şam’da ikamet ederler. Onlar sayesinde yağmur yağar, onlar sayesinde düşmana karşı zafer kazanılır ve onlar sayesinde Şam halkından azap uzaklaştırılır.”(Ahmed b. Hanbel, I/112). (Önceden Şam/Dimeşk denilen bölge bugün ki Anadolu topraklarımızın büyük bir kısmını da kaplayacak şekilde geniş idi.) 

Ayet ve hadisler mucibinde, ulemanın bildirdiği şekliyle; Evliyadan, şehitlerden, meleklerden, cinlerden ve hikmetini bilemediğimiz orduların olduğunu anlayabiliyoruz. En doğrusunu Allahu Teala bilir.

Gelelim günümüze..

Bu manevi yapı hakkında yalan yanlış birçok bilgi dolaşmakta. Kimileri hayal dünyasını kullanıp, birazda gizem katarak kendine bunu sermaye yapıp, kitaplarında vs. kullanıyorlar. Daha şeriatta sınıfta kalanın, tarikat, hakikat, marifet basamaklarından bahsetmesine itibar edilir mi?

Bu manevi yapı birçok kişiye izni ilahi ile yardım edebilirler, lakin birde manevi evlatları şeklinde sahiplendikleri kişiler vardır. Bunların geneli tasavvuf ve zikir ehli olması kaçınılmazdır. Bu, Allahu Tealayı zikretmelerinin nimetlerinden bazılarıdır. Dünya genelinde geçmişten silsilesi devam eden günümüz Hak Tarikat kolları bu manevi yapının birer şubeleri gibidirler.. Sahiplendikleri kişilere farklı durumlarda, şeytani düzenden yapılan saldırılara karşı kısas olarak sert cevapları ile nice ifritleri cehennemlik yapmaları, inlerini çökertmeleri kolay ve normal durumlardır.. Hak batıldan her daim üstündür, lakin dediğimiz gibi zahiri dünya imtihan sahası imtihan içinde imtihan sırrına binaen durum durum değişiklikler gösterebilir.. Medeniyetler kuran tarikat ehli ecdadımızın varlığından, kendine Müslümanım diyen Osmanlıcı gören tarikat düşmanı tiplerin çoğalması dahi nasıl bir imtihan dünyasında olduğumuza ve günümüze bakış açılarından biridir.

Dünya'da Müslümanlar zulüm içinde neden yardım etmiyor bu manevi yapı diyenlere cevabımız, kısaca; Siz ya Peygamberler Peygamberinin kaç savaşa girdiğini bilmiyor, yada kadere-imtihana inanmıyorsunuz.. Allahu Tealanın izni keremi ile nerelerde ne yardımlar ile bugünlere geldiğimizi de ehli çok iyi bilir..

Peygamberlerin mucizeleri ve evliyanın kerameti ehli sünnete göre haktır. Örneğin; En yakın Kıbrıs harbinde yaşananlar, eski hakem Bülent Yavuz'un pilot olarak katıldığı savaşta yaşadıklarını bir TV kanalında anlatması, Yüzbaşı rütbesinde ki Ali Yüzbaşı'nın savaşta ciddi yara alıp, sonra gelen birisinin ona yardım etmesi ve o yardım edenin bir anda kaybolması, sonrasında onun Amasya'da yaşayan bir evliya zat olduğunu öğrenmesi, Çanakkale savaşlarında evliyanın kerametleri ve daha sayamayacağımız kadar yaşanmış tevatürle sabit olan yaşanmışlar Rahmani düzenin ve manevi yapının kodlarındandır.. 

Bizim oralarda yakın tarihte yaşanan ve halk arasında şahitleriyle bilinen sadece iki olayı aktarayım size;

İlçeye yakın bir köyde türbesi bulunan Nakşibendi şeyhlerinden olan bu veli zat, 1942 senesinde 63 yaşında vefat etmiştir. İlçede zelzele olmadan önce atına binip, şehirden ayrılırken, o sırada herkesin Deli Mehmed diye bildiği bir meczub arkasından; "Tutun, yakalayın! Şehrin zelzelesini mühürledi gidiyor!" diye bağırır. Deli diye kimse bu meczûbun sözlerini dikkate almaz. Bir süre sonra ilçede çok büyük zelzele olmuştur. Bu zelzelede o mübarek zatın 14 yaşındaki bir kızı da hayatını kaybeder. Zelzeleden sonra şehre dönen mübareğe kızının vefât ettiği söylenince;

"Daha büyük belâ gelmemesi için evladımızı kurban verdik. Halk, Deli Mehmed'in sözlerine deli zannettikleri için inanmadılar." buyurdu. (Söylediğim deprem ve mübarek zat Anadolu'da, hepsi bilinen veriler, lakin isimleri açıklamak istemedik.)

Yine evimize 5-10 Dk. mesafede bir köyde türbesi olan Nakşibendi şeyhlerinden ve torunlarını da tanıdığım bir veli zat, 724 şehit verdiğimiz Kore Harbinde bazı Türk askerine yaptığı yardımlar neticesinde, savaştan sonra o askerlerden bazılarının mübareği ziyarete gelmeleri, savaş öncesi ve sonrası köyden hiç ayrılmayan mübareğin kerametine şahit köy halkının olduğu gibi hakikatler bizlere ipuçları vermektedir.. Gerçek silsilesi ile irşad görevi yapan bütün şeyhler ve bilinen bilinmeyen bütün evliyalar bu manevi yapının içerisindedir.. Birçoğuna hikmetini bilemeyeceğimiz veya ehlinin bileceği anlamda değişik görevler verilir.

Bu şahitli anlattığım olaylara inanmayıp bu şirktir diyen kafaları duyar gibiyim.. Bu kafalar sebepler dünyasında yaşadığımızı idrak edemeyen dinden bir haber ya itikadı bozuk sapık akımlardan yada bu akımlara bilerek/bilmeyerek hizmet edenlerden etkilenmiş kişilerdir. Bunları, İngilizlerin icadı ile Osmanlı'yı bile kafir diyerek tekfir eden vehhabilik/selefilik gibi sapık akımların ne gibi fitnelere sebep olduğunu ve ülkemizde ne gibi tahribatlar yaptığını da araştıran biri olarak söylüyoruz.. Gerçi ülkemizde ki, Hz. Adem'e babası var diyen diğer türedi tip sapıklarda cabası.. Şifayı veren Allahu Teala ise neden doktora giderler, evlerinde oturup istesinler ya  şifayı Allahu Tealadan, değil mi? Ama yok en iyi doktor nerede ona gitmeye çalışırlar, doktorun sebepler dünyasının bir unsuru olduğunu bilemezler.. 

Allahu Teala; Cebrail, Mikail, İsrafil, Azrail, hafaza melekleri, kiramen katibin melekleri, hameleyi arş vb. gibi melekleri "haşa" gücü yetmediği için mi, birçok görev ve hizmetlere memur kılmış? Allahu Tealanın onlara bu hizmetleri vermesini en barizinden onları sevip, şanını yüceltmesi ve sünnetullah olarak tanımlayabiliriz. Hal böyle iken eşrefi mahluk olan beşer içerisinde, Allah'a kendini sevdirmiş kullarını onların şanını, ecrini yükseltmek adına dünyevi ve uhrevi işlerinde kullanması gibi doğal bir şey olamaz.. Örneğin Süleyman as ve Belkıs'ın tahtı hadisesinde, Allahu Teala Belkıs ve ahalisinin iman hakikatlarına ulaşmasını murad etmesinde bir vesile olarak nihayetinde bir insan olan vezir Emir Asaf'ı ve kerametini sebep kılmıştır.. 

***

Bir gün ikindi namazına epeyce bir vakit varken, erkenden camiye gidip namaz vaktini bekleyim dedim.. Şadırvanda abdest alırken, yaşlıca bir dede yanaştı yanıma, o da yeni abdest almış gibiydi.. Sonra benimle konuşmaya başladı, gözlerimin içine bakarak konuşması ve gündeme dair enterasan şeyler söylemesi gibi halleriyle hafifçe bir ürperir olmuştum. Sonrasında vedalaşarak camiye girdi, arkasından camiye girene dek gözledim, o da arada bana bakarak camiye girdi. Sonra hemen peşinden abdestimi alıp, camiye girdim. Namaz vaktine daha çok olduğu için camii de kimse yoktu ve özellikle her yerine baktığım halde, hikmeti ilahi o esrarengiz dede de yoktu.. Sırrı ile sır olup uçmuştu..

Evet, arkadaşlar.. Bu Ak Sakallı mübareklerin işlerine akıl sır ermez. Bir gün çok acıkmışsınızdır, evinize gelip yemek yemeye niyetlenmişken bir anda uyku çöker, uyursunuz.. Rüya aleminde bazı zatlar ile sofraya oturur yemek yersiniz ve uyandığınızda karnınız toktur. Bilinç altı vs. değildir bu, gerçekten doymuşsunuzdur.. Aklın yerinde bir insan midesini ve karnının tok olduğunu bilir heralde?

Sizi Türkiye olur, AB-D olur, dini mübin İslam'ın salahiyeti için bir projenin içerisine korlar, size farkında olmadan iş yaptırırlar, anlamazsınız.. Yeryüzünde hiç bir istihbarat örgütü onları takip edemez, böyle bir imkan hiçbir zaman olmadı olamaz da.. Onlar Allahu Tealanın muradına ram olmuşlardır..

Bir teşbih yapacak olursak; "Bari emri olmayınca sanki yaprak kıpranır.." İşte yaprağın kıpırdamasını murad eden Allahu Teala ise, yaprağın kıpırdamasına vesile olanda (rüzgar) bu manevi yapının ta kendisidir.. 

Şuna emin olun, evliyaullahın ana çekirdeğini oluşturduğu böyle manevi bir yapı vardır. Şeytan ve dünyada ki dostları bunu çok iyi biliyor. Bu manevi yapıya hiç birşey yapamayacaklarını iyi biliyorlar, yapmaya yeltendiklerinde zarar ettiklerini çokça tecrübe ettiler, onlar dünya imtihan alanında kendilerine verilen mühlet zarfında, insanlar arasında fitne/fesadın yayılması ve son hak din İslam'a saldırmaktan geri kalmayacaklardır.

"..Onlar tuzak kurarlarken Allah da karşılığını kuruyordu, öyle ya Allah tuzakların hayırlısını kurar..." (Enfal 30)

Almanya'da bir hücrede 11 ay tutuklu kalan Muhammed Taha Gergerlioğlu'na tutuklu kaldığı dönemlerde sık sık kendini ziyaret eden Alman istihbaratının dahi, "Görünmeyen manevi yapılarınız var" diyerekten sorular sorması ve bilgiler almaya çalışması.. Rusların Orta asya ülkerinde ki istihbarat raporlarında, Nakşibendiliği halka güç veren en etkili güçlerden biri olduğu ve Nakşibendiliğin en kuvvetli silahının zikir olduğunu not düşmesi halen size bir şeyler ifade etmiyorsa, kendinize acır mısınız güler misiniz sizin kararınız.. Rusların Çeçen mücahidler arasına İngiliz icadı ve tarikat düşmanı selefiliği yayması, Kafkasya topraklarında sahte tarikatlar çıkarması, Rusya adına başarılı planlardan bazılarıydı..  

Bu konularda çok bilgi kirliliği olduğu için kısaca yazmaya çalıştık, lakin her doğru her yerde söylenmez düsturu ile yazdıklarımız, yazamadıklarımızın belkide onda biri değildir. Piyasada; ekranlarda veya kitaplarında çeşitli isim koydukları manevi yapılarla irtibatta oldukları söyleyen/ima eden tipler vardır ve olacaktır. Bunların birçoğu cin şeytanlarının kandırmasına kapılmış yada gününü götüren maddi çıkar sağlayan tiplerdir.. Onları bir gönlü güzelin kelam-ı kibarı olan "Şeriatı olmayanın, tarikatı olmaz." sözü ile avlayabilirsiniz.. 

Yine yakın bir zamanda yaşamış gönlü güzel veli bir zatın; "Bazı insanlar vardır, zamanında yaşayan evliyaları bilmez, fakat kalbi Allah rızasına aşıktır, ihlâs üzere yaşar. Veliler o kimseyi tanır ve severler. Halbuki o kimse evliyayı hiç görmemiştir." meyanda ki sohbeti size parolayı verir.. 

***

Piri Türkistan Hoca Ahmed Yesevi Hazretleri, Malazgirt Destanından önce halife ve sofilerinden oluşan Alperenlerini Anadolu topraklarına gönderirken bu manevi yapının istişaresi sonucu gönderdi, Selçuklu'dan sonra Osmanlı Devleti ismi dahil rastgele seçilip kurulmadı.. Birçok tarihi kararlarda bu manevi yapının imzası vardır.. İnanmayanlara laf anlatamazsınız, inandırmaya da çalışmıyoruz zaten, bu tipleri alın yolun kenarına koyup yolunuza devam edin, bizde öyle yapıyoruz..

Bu manevi yapı ümmetlerin en hayırlısı olma şerefine ulaşan Ümmeti Muhammedin zenginliğidir, Allahu Tealanın sayısız nimetlerinden biridir.. Siz onları bulamazsınız, gerekirse onlar sizi bulurlar.. Size lazım olan temiz bir ehli sünnet itikadına sahip olup, Tasavvuf ve Osmanlı düşmanlarından uzak durmak..  Dinini ve vatanını dert edinenlere selam olsun.. 

Rabbim hatalarımızı affetsin. Amin.

Bu yazı yüzeysel olarak kısa özet bilgiler vererek bilgi kirliliğine karşın taliplisine bazı bilgiler vermek için hazırlanmıştır. Hatamız olduysa Hazirundan af dileriz.  

Herşeyin en doğrusunu muhakkak Allahu Teala bilir.

Not: Bu arada siyonizme karşı yaptığımız çalışmaları bilen biliyor, her ne kadar küffar ile savaşımızda farklı cephelere yönelsekte, sonuçta siyonizmin kullandığı alanlar, lakin yeni projelerle mücadelemize devam edeceğimizi bildiririm..

Allah, inkar edenleri kin ve öfkeleriyle geri çevirdi, onlar hiçbir hayra varamadılar. Savaşta Allah (yardımcı ve zafer nasib edici olarak) mü'minlere yetti. Allah çok güçlüdür, üstün ve galib olandır. (Ahzab 25)

Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzne kapılmayacaklardır. (Zümer 61)

Ve MinaAllahi tevfik. 

www.MetafizikMerkez.org / Abdülhamit Hanoğulları
10.11.2017






Bu haber 217 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit



İstihbarat

Bir İbrahim Kalın Anotomosi ve Zihin Deşifresi!

Bir İbrahim Kalın Anotomosi ve Zihin Deşifresi! Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın'ın fikir dünyasının çözümü..

Mustafa Koç'a metafizik suikast mi yapıldı?

Mustafa Koç'a metafizik suikast mi yapıldı? Siyonistleri rahatsız eden durumlar ışığında farklı bir bakış açısı...

II. ABDÜLHAMİD HAN

ANKET

Web sitemizi faydalı buluyor musunuz?





Tüm Anketler

YAZI GÖNDERİN!

SİTEMİZE ZİYARETLER!

Locations of visitors to this page Aktif Ziyaretçi: 14

Toplam Tekil: 19054696
Toplam Çoğul: 23214263

SORULARINIZ İÇİN...

(c) 2010 - 2015 Kaynak göstermek şartıyla alıntılar yapılabilinir! Web sitemizin hiç bir resmi ve özel bir kurum-kuruluş ile yakından uzaktan bir bağı yoktur. Destek vermek amacıyla bazı banner ve linkler koyabiliriz, bu tamamen kendi kişisel kararamız ile bağlantılıdır. Sitemiz milli ve manevi değerlerine bağlı insanların birikimi ile hazırlanmış bir bilgi sitesidir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi